METİN

Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde 1945 sonrası Türk resminin en önemli isimlerinin özel bir koleksiyondan seçilen siyah-beyaz 100 yapıt, 26 Ocak-11 Mart 2000 tarihleri arasında sergileniyor.

“Resmin namusu desendir” derler. Desende göz boyamak pek mümkün olmadığı için olsa gerek. Desen, özellikle doğaya dönük olanı, konusunu kavramadaki gücüyle kendini ortaya koyar.

Yaşadığı dönemin önemli sanat merkezlerinden olan Paris’e kendini kabul ettiren Fikret Muallâ bu sergide belli bir süre tedavi gördüğü St. Anne Hastanesi’nde yaptığı desenler özel bir yer tutuyor.

Figüratif Türk resminin, kıyıda kalmış değerlerinden Saim Özeren (1900-1964) 1930-1960 yılları arasında gerçekleştirdiği ve bugüne değin hemen hiç kimsenin görmediği desenlerinde ustalığını kanıtlar gibi.

Abidin Dino’nun (1913-1993) bu sergide yer alan desenlerine “lavis”leri eşlik ediyor. Siyahın bunlardaki zengin tonları renk aratmıyor ve bir kez daha siyahın bir renk olduğunu gösteriyor.

Çizgiyi, metal kalıba kazıyan Aliye Berger’in (1903-1974) gravürleri, aynı zamanda yaşam öyküsünün de çizgileri gibi.

Paris ekolü sanatçılarından Garache’ın siyah-beyaz çıplak gravürleri, Bodrumlu ozan İlhan Berk’in çıplaklarıyla buluşuyor bu sergide. Ergin İnan’ın çıplakları ise, çıplaklığın çok ötesinde mistik çağrışımlarla yüklü.

Yüz siyah-beyaz resim, bu iki renge övgüler düzmek için bir araya gelmiş gibiler.

ESERLER

BASINDAN