SERGİLER / GEÇMİŞ / İSTANBUL: İNANÇLARIN BULUŞTUĞU YER

METİN

Ara Güler, Kamil Fırat, Manuel Çıtak, Orhan Cem Çetin, Murat Germen ve Ani Çelik Arevyan’ın fotoğraflarından oluşan kutsal mekânlar sergisi, Teşvikiye Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde açıldı. Sergi 28 Aralık 1996 tarihine kadar sürecek.

Bu sergi, çok kültürlü İstanbul’un bu özelliğini besleyen ve gelecekteki inanç iklimini de etkileyecek dinamikleri ele alıyor. Sergide yer alan eserler, İstanbul’un kutsal mekânlarını bir proje kapsamında oluşturarak bu amaca yönelik bir bakış sunuyor.

Sergiye paralel olarak yayınlanan kitabın ve projenin danışmanlığını Tarih Vakfı’nın “Dünya Kenti İstanbul” projesinde imzası bulunan Prof. Dr. Afife Batur üstleniyor. İstanbul Kadıköy Rotary Kulübü’nden hazırlanan, Milli Reasürans Sanat Galerisi yöneticisi Amélie Edgü’nün koordinatörlüğünü, Murat Ural’ın yönetimini üstlendiği proje Alman Kültür Merkezi tarafından da destekleniyor.

Proje ekibi serginin amacı hakkında şu sözlere yer veriyor: “İstanbul ve Kudüs, diğer tarihi ve kutsal sayılan kentlerde üç büyük tek tanrılı dinin buhranlı farklı yollarının bir arada bulunmasıyla ayırır. Bu durum İstanbul’un üç bin yıllık tarihinin ve iki kıtanın sınırında ya da iki farklı dünyanın kavuşması noktasında yer alan coğrafyasının eseridir. İstanbul, tarihinin her döneminde çeşitli yerlerden gelmiş, çeşitli kavimlerden, milletlerden insanların toplandığı bir kent olmuştur. Özellikle Bizans ve Osmanlılar gibi egemenlikleri üç kıtaya yayılan dünyayı imparatorluklar başkentlik yapmış, kent adeta imparatorluğun yayıldığı alanların bir yansıması gibi mikro-kozmos örneğinde gelişmiştir.”

Kent önce pagan, sonra Hristiyan ve Müslüman etkisinde kalmıştır. Kentin tarih isimleri de bu dönemleri yansıtır. Bizantion paganlığı, Konstantinopolis Hristiyanlığı, İstanbul ise Müslümanlığı simgelemektedir. Ancak her dönemde öteki inançlar varlıklarını korumuşlar, bazen çatışmalar, bazen uzlaşmalar yaşanmıştır. Kuşkusuz hâkim olan kültür, diğerleri üzerinde çoğunlukla baskın olmuş, ancak değişimleri de beraberinde getirmiştir.

Aslında İstanbul ve Kudüs dinlerin buluşmasına bir örnek teşkil eder. Afrika’dan İber yarımadasına çıkan Müslümanlar Endülüs Devleti’ni kurmuş, Hristiyanlar yanına Musevileri de aynı yolu izleyerek bu yarımadaya yerleştirmişlerdi. Fakat Katolik İspanya Krallığı’nın Arapları ve Yahudileri bu yarımadadan sürmesiyle bu “buluşma” sona ermişti.

Açıklamada İspanya’nın 1492 yılında sürdüğü Yahudilerin de Osmanlı tarafından kabul edilmesiyle, kentteki mevcut Yahudi yaşamının zenginleştiği, böylece kentin üç büyük tek tanrılı dinin birlikte toplandığı bir merkez olduğu belirtiliyor.

“Kentin M.S. 392 yılında Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmi dini olarak kabulünden önce, bin yıldan fazla pagan, yani çok tanrılı bir yaşam vardı. Pagan inançlar Antik Yunan’dan kaymakla birlikte, yerel inanışlarla da kaynaşmıştı. Kent, M.S. 146’da Roma’nın egemenliğine girince 250 yıl sürecek Latin kültürünün etkisi de başlamıştır. Ancak Bizans İmparatorluğu’nun kuruluşundan sonra kentin kaderi Hristiyanlıkla belirlenmiş, bu yeni inanç sistemi zamanla kente hâkim olmuştur.” Ancak kentte her dönemde Latin etkisi de sürmüştür. Dolayısıyla, dönemin Roma, sadece Latin kültürüyle sınırlı kalmamış, Doğu ve Batı’nın tüm Hristiyanlığını bünyesinde toplamış, kutsallık kazanmıştır. Osmanlıların kenti almalarından sonra benzer durum Müslümanlık için geçerli olmuş ve özellikle hilafetle birlikte kent, Müslüman dünyası için merkezi hâline gelmiştir. Bu arada Yahudiler de Osmanlı döneminde azınlıkta kalmışlar, ancak buna rağmen, Osmanlı döneminde, Avrupa’dan gelenlerin avantajlarını kullanarak, siyasi ve ekonomik alanda etkin olmuşlardır. Kudüs ve Filistin’de Osmanlı’nın egemenliğinin sürmesiyle, Yahudilerin kaderini İstanbul’a bağlamıştır.

Daha sonra çağdaş gelişmelerin anlatıldığı açıklamada ilk ve ortaçağ boyunca kentteki inançların hızlı ve verimli bir etkileşim yaşandığı anlatılıyor. İstanbul’un çok renkliliğinin dünyanın diğer kentlerine göre bir ayrıcalık olduğu, bu çok renklilik tarih boyunca kenti toplum ve kültürel ve ekonomik olarak zenginleştirmiştir. Projenin mesajı, “Birlikte yaşama, güven ve barış içinde yaşama özelliğinin simgesi olan İstanbul” olarak duyuruluyor.

Proje metninde tarihsel gelişmeyle birlikte sunulan İstanbul’un kutsal portrelerinde Ara Güler, Manuel Çıtak, Kamil Fırat, Murat Germen, Cem Çetin ve Ani Çelik Arevyan fotoğraflarıyla görselleştiriyorlar. Bu önemli projenin, tartışmaya açtığı “İstanbul’un inanç zenginliğini tanımlamak kolay mı?” sorusuna cevap arayan bir yaklaşımı var.

Yüzyıllar boyunca barış içinde yaşayan inanç gruplarının son 40 yıldır yükselen, ya da yükseltilen, şovenist eğilimlerin tehdidi altında olduğu gerçeği, tarihin çizdiği hoşgörü, çokkültürlü toplum portresiyle uyuşmuyor. Yıllardır süregelen olumsuz gelişmeyle sayıları bir hayli azalan azınlıklar, artık bu “buluşma”ya daha çok katkıda bulunabilecekleri mabedlerini kaybetmişlerdir.

Yüzyılların olgunlaştırdığı bu çokkültürlü toplumun dengelerindeki değişim, aslında bugün yaşadığımız sosyal ve siyasal sorunların nedenlerinden biri olarak kabul edilebilir. Usta fotoğrafçıların objektiflerinden yansıyan cami ve kiliselerin, çoğu yan yana ya da birbirine çok yakın görüntüleri, sorunların ve soruların cevaplarını bulabilmemize yardımcı oluyor.

ESERLER

KİTAP

Bu kitap, İstanbul Karaköy Rotary Kulübü tarafından gerçekleştirilen “İstanbul – İnançların Buluştuğu Kent, Birlikte ve Yanyana” etkinliği kapsamında yayımlanmıştır. Kitabın hazırlanması ve basımının gerçekleştirilmesi Alman Kültür Merkezi tarafından desteklenmiştir. Kitapta yayımlanan fotoğraflar, Ani Çelik Arevyan, Kamil Fırat, Manuel Çıtak, Murat Germen ve Orhan Cem Çetin tarafından gerçekleştirilen “İstanbul – İnançların Buluştuğu Kent, Birlikte ve Yanyana” başlıklı fotoğraf sergisinden seçilmiştir. Sergi, 22 Kasım – 22 Aralık 1996 tarihleri arasında Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde düzenlenmiştir. Sergiyle birlikte aynı başlık altında bir sempozyum da düzenlenmiş; sempozyum Prof. Dr. Afife Batur yönetiminde, Prof. Dr. Stefanos Yerasimos, Dr. Arus Yumul, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Dr. Paul Imhof ve Aydın Boysan’ın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Projenin tanıtımı ve duyurulması amacıyla Esen Karol tarafından tasarlanan 1000 adet afiş basılmıştır.

Yayınlayan
Millî Reasürans T.A.Ş
1.Baskı, 3000 adet
ISBN 975-7235-19-9

Proje Koordinasyonu
Millî Reasürans Sanat Galerisi

Sanat Galerisi Yöneticisi
Amelié Edgü

Proje Danışmanı
Prof. Dr. Afife Batur

Proje Yönetmeni
Murat Ural

Yardımcı Küratör
Meral Bekar

Araştırma Asistanları
Gözen Atilla
Murat Ural

Fotoğraflar
Ara Güler, Ani Çelik Arevyan, Kamil Fırat, Manuel Çıtak, Murat Germen, Orhan Cem Çetin

İngilizce Çeviri
Robert Bragner

Almanca Çeviri
Dirk Törne, Gül Berkin, Hasan Cöbdak, Semra Bacakçı: “Sunuş”
Ingrid Irem: “İnançların Buluştuğu Kent”
Dr. Jörg Kuglin: “Birlikte ve Yanyana”

Tasarım ve Baskı Öncesi Hazırlık
Esen Karol

Renk Ayrımı ve Baskı
Cem Ofset

İstanbul Karaköy Rotary Kulübü. Fotoğrafların telif hakları fotoğrafçılara aittir. İzin alınmadan yayımlanamaz. Yazılardan, kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.
Copyright © 1996 – İstanbul Karaköy Rotary Kulübü

Bandrol uygulamasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde bandrol taşıması zorunlu değildir.

UYARI

Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm yayınlar Milli Reasürans Sanat Galerisi'ne ait olup izin alınmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanamaz, başka bir yere taşınamaz, her ne şekilde olursa olsun yayımlanamaz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz. Bu hususu ihlal eden kişiler hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanarak yasal işlemler başlatılır.

BASINDAN