Gazeteci ve televizyon programcısı Tulûhan Tekelioğlu, 2004 yılında televizyon gazeteciliği olarak başladığı bir projesini dört yıl sonra sanatsal bir projeye dönüştürerek Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde bir sergi ortamında izleyicilerle buluşturuyor.
Tuluhan Tekelioğlu, televizyonlarda çok sık kullanılan bir yöntemle kimisi sokaktan geçenlerden, kimisi ise kamuoyunun tanıdığı popüler isimlerden oluşan yüz elli kişiye kamerasını yöneltmiş, hemen oracıkta, ayaküstü cevaplamalarını istediği altı soru sormuş: En büyük hayaliniz nedir? Hiç aşık oldunuz mu? En son kime hediye aldınız? En son kimden hediye aldınız? Hayatınızda olmasını en çok istediğiniz şey nedir? En çok eleştirdiğiniz yönleriniz nelerdir? Sonuç, bu sorulara hesap yapılmaksızın “ayaküstü” verilen 900 cevap.
Bu görüşmelerden seçilen bazı bölümler televizyonda bir programda ya da haberlerde yayınlansa dikkatimizi bile çekmeyebilir, gözümüze ilişse de üzerinde hiç düşünmeyebilirdik. Bu “sıradan” sorulara verilen cevaplar, Tuluhan Tekelioğlu’nun farklı sunumu ile üzerinde düşünmeye değer değişik anlamlar kazanabiliyor, güncel bir sanat etkinliğine dönüşüyor.
Konsept ve sergi tasarımını Bülent Erkmen’in üstlendiği Ayaküstü Cevaplar’da altı soruya verilen cevaplar ardı ardına hızlı bir tempoyla kurgulanmış. Böylece, aynı kişilerin rol aldığı altı ayrı video film elde edilmiş. Bu filmler sergi salonunda altı sütunun içine yerleştirilen altı ekrandan gösteriliyor. İzleyen karşısında sürekli konuşan, yüzleri hızla değişen insanları görüyor. Sağdan soldan gelen başka konuşmaları duyuyor.
Tuluhan Tekelioğlu bu sunumu yaparken izleyenlere belli bir mesaj vermek iddiasında değil. Sadece oluşturduğu toplumsal sorgulama ile izleyeni yüzyüze getiriyor. Gösterinin sonunda izleyici, başlangıçta karşısında konuşan sokakta kameranın rastladığı “tanınmayan” kişiler ve bazı “tanınan” popüler şahsiyetlerle daha fazla tanıdık çıkıyor, kendisinin de sadece bir izleyici olmadığını fark ediyor.